Hisse yatırımcılarının yeni kabusu tahvil faizleri: JPMorgan yüzde 5'i işaret etti
Fatih Arslan · Çar 02.09.2026 17:48
JPMorgan Chase'den Grace Peters'a göre yükselen tahvil getirileri, tarihsel olarak zayıf geçen eylül ayında küresel hisse senetleri için başlıca risk oluşturuyor.
JPMorgan Chase'den Grace Peters'a göre yükselen tahvil getirileri, tarihsel olarak zayıf geçen eylül ayında küresel hisse senetleri için başlıca risk oluşturuyor. "Yüzde 5 psikolojik bir eşik" Tahvil getirileri hisse yatırımcıları için temel endişe kaynağına dönüştü. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu körükleyeceğine ilişkin artan kaygılar, 10 yıllık ABD tahvil getirisini yüzde 4,8 seviyesine taşıdı ve hisse senetleri için olumsuz kabul edilen yüzde 5 sınırına yaklaştırdı. 30 yıllık getiri ise 19 yılın en yüksek seviyesinde bulunuyor. JPMorgan Chase Private Bank Küresel Yatırım Stratejisi Başkanı Peters, Bloomberg TV'ye verdiği demeçte yüzde 5 seviyesinin psikolojik bir etkisi bulunduğunu ve hisselerde ani bir tepki görülebileceğini söyledi. Peters, eylül ayı, ara seçimler ve ikinci çeyrek bilanço sezonunun katalizör etkisinin geride kalmasının bu tepkiyi güçlendirebileceğini belirtti. Stratejist, yüzde 5 ile 5,25 arasındaki getirilerin hisse piyasalarında rahatsızlık yaratabileceğini ifade etti. Politika yapıcıların faiz artırmak zorunda kalacağına ve getirilerin, Hazine Bakanı Scott Bessent'in uzun vadeli borçlanma maliyetlerini sınırlamak amacıyla geri alımları genişletmesinden önceki seviyelere döneceğine dair beklentiler artıyor. Yüzde 5-8'lik düzeltme ihtimali Peters, ABD ve Avrupa hisselerinde bu yıl için yukarı yönlü potansiyel görmeyi sürdürüyor. Ancak stratejist, kasım ayındaki ABD ara seçimleri gibi risk olayları öncesinde yüzde 5 ile 8 arasında bir düzeltmenin mümkün olduğunu, bunun yapısal bir kırılmadan çok sağlıklı bir geri çekilme anlamına geleceğini vurguladı. Bilanço büyümesi yavaşlayacak Peters, ABD'de ikinci çeyrekte yüzde 30, Avrupa'da yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleşen kâr büyümesinin sürdürülebilir olmadığını ve yavaşlamasının beklenmesi gerektiğini söyledi. Buna karşılık stratejist, finans, sanayi ve kamu hizmetleri sektörlerinin de katkı verdiği geniş tabanlı büyümenin, yalnızca teknolojiye dayanan bir piyasadan daha sağlıklı bir tablo yansıttığını savundu.