Dolar güven kaybediyor mu? Hazine'nin tahvil hamlesi yeni bir kırılma noktası olabilir

Dolar güven kaybediyor mu? Hazine'nin tahvil hamlesi yeni bir kırılma noktası olabilir

Zeynep Çelik · Cum 21.08.2026 15:05


ABD Hazinesi'nin borç artışını yavaşlatacak mali adımlar yerine uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırmayı tercih etmesi ve para politikası üzerindeki baskının yükselmesi, dolardan uzaklaşma eğilimi...

ABD Hazinesi'nin borç artışını yavaşlatacak mali adımlar yerine uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırmayı tercih etmesi ve para politikası üzerindeki baskının yükselmesi, dolardan uzaklaşma eğilimini daha da güçlendirebilir. Swissquote Kıdemli Analisti Ipek Ozkardeskaya, merkez bankaları, maliye bakanlıkları ve varlık fonları gibi yabancı resmi kurumların ABD Hazine tahvili sahipliğinin, subprime krizinin yaşandığı ve takip eden dönemde yaklaşık yüzde 40 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 12'ye gerilediğini belirtti. Ozkardeskaya, bunun piyasayı fiyat hareketlerine daha duyarlı özel yatırımcılara giderek daha bağımlı hale getirdiğini kaydetti. Ozkardeskaya'ya göre Washington'ın mali patikayı değiştirmek yerine tahvil geri alımlarına yönelmesi, halihazırda devam eden dolarsızlaşma işlemlerini destekleyebilir ve ABD varlıklarına yönelik güven kaybını derinleştirebilir. Goldman Sachs: ABD tahvil geri alımlarının etkisi kısa ömürlü kalabilir Goldman Sachs Group stratejisti Friedrich Schaper, ABD Hazinesi'nin tahvil geri alımlarını artırma planının, faizleri yukarı iten temel makroekonomik dinamiklerde değişim yaşanmadığı sürece etkisinin "görece kısa ömürlü" kalabileceğini belirtti. Schaper, son dönemde ABD'den gelen bazı verilerin tahvil piyasası açısından destekleyici olduğuna dikkat çekti. Perakende satışların beklentilerin altında kalması, istihdam verilerinin zayıflaması ve temmuz ayında çekirdek enflasyonun ılımlı seyretmesine rağmen piyasanın ABD tahvil faizlerinde hâlâ yukarı yönlü risklere daha fazla ağırlık verdiğini ifade etti. Goldman Sachs stratejistine göre uzun vadeli faizlerde daha kalıcı bir düşüş için en önemli unsur, ılımlı enflasyon verilerinin süreklilik kazanması olacak. Bunun Fed'in faizleri sabit tutacağı yönündeki temel senaryoya güveni artırabileceğini belirten Schaper, aynı zamanda faiz risklerinin dengesini yeniden aşağı yönlü çevirebileceğini kaydetti. Schaper, mevcut koşullarda ABD tahvil faizlerinde kalıcı düşüş için en açık yolun, olumlu enflasyon verilerinin birikmesi ve Fed'in beklemede kalacağı beklentisinin güçlenmesi olduğunu vurguladı. Rabobank: "Treasury put" algısı oluşabilir Rabobank'tan Elwin de Groot ise ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırmasının uzun vadeli faizleri geçici olarak aşağıda tutabileceğini, ancak bunun Fed'in enflasyonla mücadele görevini zorlaştırabileceğini belirtti. De Groot, uzun vadeli faizlerdeki düşüşün finansal koşulları gevşetmesinin, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde bulunduğu bir ortamda Fed açısından çelişkili bir tablo oluşturduğunu ifade etti. Fed tutanaklarının bazı politika yapıcıların temmuz ayında faiz artırmaya hazır olduğunu gösterdiğine dikkat çeken de Groot, yatırımcıların uzun vadeli tahvil faizleri çok hızlı yükseldiğinde Hazine'nin ihraç programını veya geri alımları ayarlayacağı sonucuna varabileceğini söyledi. Bu durumun piyasada örtülü bir "Treasury put" algısı yaratabileceğini belirten Rabobank, böyle bir beklentinin tahvil piyasasında risk fiyatlamasını değiştirebileceğini kaydetti.        

Benzer Haberler

← Ana Sayfa