ABD tahvillerinde oynaklık sürüyor: Geri alımların etkisi sınırlı kalabilir
Hakan Koç · Cum 21.08.2026 09:25
ABD Hazine tahvillerinde ağustos ayında oynaklık yüksek kalırken, uzun vadeli faizlerin görünümünde yabancı yatırımcı talebi, Fed politikası, enflasyon ve artan borçlanma ihtiyacı belirleyici olmaya d...
ABD Hazine tahvillerinde ağustos ayında oynaklık yüksek kalırken, uzun vadeli faizlerin görünümünde yabancı yatırımcı talebi, Fed politikası, enflasyon ve artan borçlanma ihtiyacı belirleyici olmaya devam ediyor. Analistler, Hazine'nin tahvil geri alımlarını artırmasının piyasaya kısa vadeli destek sağlayabileceğini ancak uzun vadeli faizleri kalıcı olarak düşürmesinin zor olduğunu değerlendiriyor. SEB: 10 yıllık faiz yüzde 4,50-4,80 bandında kalabilir SEB analistleri, önümüzdeki aylarda ABD tahvil piyasasının görünümünü Fed'in politika patikası, enflasyon, mali baskılar, tahvil arzının piyasa tarafından ne ölçüde absorbe edileceği, yen bağlantılı müdahale akımları, uluslararası yatırımcı talebi ve vade primindeki gelişmelerin belirleyeceğini ifade etti. SEB, 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizinin önümüzdeki aylarda ağırlıklı olarak yüzde 4,50 ile yüzde 4,80 aralığında işlem görmesini bekliyor. 10 yıllık faiz son olarak yüzde 4,705 seviyesinde bulunurken günlük artış 0,8 baz puan oldu. Daha zayıf makroekonomik veriler, daha büyük tahvil geri alımları ve Orta Doğu'daki çatışmalara daha kalıcı bir çözüm bulunması tahvil piyasasını destekleyebilecek unsurlar arasında gösterildi. Goldman: Rahatlama kısa ömürlü olabilir Goldman Sachs analisti Friedrich Schaper, ABD Hazine Bakanlığı'nın likidite amaçlı geri alımları artırmasının tahvil piyasasındaki arz-talep dengesini daha aktif biçimde yönetme isteğine işaret ettiğini belirtti. Schaper, son dönemdeki oynaklığı yaratan temel makroekonomik etkenlerde değişiklik yaşanmaması halinde geri alımların sağladığı rahatlamanın duyuru etkisinin ötesinde kısa süreli kalabileceğini söyledi. Goldman Sachs'a göre tahvil faizleri mevcut temel göstergelere kıyasla belirgin biçimde yanlış fiyatlanmış değil. Fed'in politika patikası ve tepki fonksiyonuna ilişkin belirsizliği azaltacak bir iletişim değişikliği vade primini aşağı çekebilirken, güçlü bir tahvil rallisi için temel faktörlerde de değişim gerekiyor. BondBloxx: Geri alım likidite aracı, faiz kontrolü değil BondBloxx Kıdemli Yatırım Stratejisti JoAnne Bianco da geri alım programının tek başına uzun vadeli faizleri kalıcı olarak düşürmesinin olası olmadığını belirtti. Bianco'ya göre program piyasa işleyişini iyileştirebilir, likidite primlerini azaltabilir ve arzın bir bölümünü absorbe ederek faizleri geçici olarak aşağı çekebilir. Ancak geri alımlar federal bütçe açıklarını, Hazine'nin borçlanma ihtiyacını, enflasyon beklentilerini, gelecekteki Fed politikası beklentilerini veya uzun vadeli borç sürdürülebilirliğini temel olarak değiştirmiyor. Bianco, Hazine Bakanı Scott Bessent ve diğer yetkililerin de programı faiz kontrol aracından çok likidite yönetimi aracı olarak tanımladığını vurguladı. 30 yıllık faizlerde baskı sürüyor TwentyFour Asset Management'tan Eoin Walsh ise Hazine'nin geri alım programını büyütme kararının, 30 yıllık tahvil faizlerinin yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyelerine doğru ilerlediği ortamda piyasadaki endişeleri yatıştırma girişimi olduğunu değerlendirdi. Walsh, kararın zamanlamasının Trump yönetiminin faiz baskısını daha fazla hissettiğine işaret edebileceğini ve kasımdaki ara seçimlerin de süreçte etkili olabileceğini belirtti. Walsh ayrıca Trump yönetiminin İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırmaya devam ettiğini, Fed tutanaklarında ise birçok yetkilinin enflasyon yeterince gerilemezse yeniden faiz artışına ihtiyaç duyulabileceğini düşündüğünün görüldüğünü kaydetti.