ABD tahvil faizleri piyasaları zorluyor: Asya karışık, Avrupa vadelileri artıda
Fatih Arslan · Cum 21.08.2026 09:42
Asya piyasalarına bu sabah karışık bir seyir hakim. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,30 kayıpla 660169,36 puandan kapanırken, Güney Kore'de Kospi erken kayıplarını tersine çevirerek yüzde 0,88 yü...
Asya piyasalarına bu sabah karışık bir seyir hakim. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,30 kayıpla 660169,36 puandan kapanırken, Güney Kore'de Kospi erken kayıplarını tersine çevirerek yüzde 0,88 yükseldi. Avustralya S&P/ASX 200 endeksi yüzde 0,31 geriledi. Hong Kong Hang Seng yüzde 0,92, Çin CSI 300 ise yüzde 0,55 yükseldi. Şanghay Bileşik Endeksi ise sadece yüzde 0,05 artıda. Avrupa vadeli endeksleri spot piyasa açılışına doğnu artıdalar. FDAX yüzde 0,04, Cac-40 yüzde 0,14, Eurostoxx 50 yüzde 0,05 ve FTSE 100 yüzde 0,1 yukarıda. ABD ve Avrupa hisse senedi vadeli endeksleri ise hafif artıdalar. Wall Street'te dün yaşanan sert geri çekilmenin ardından S&P 500 vadeli endeksi bu sabah yüzde 0,1, Nasdaq 100 yüzde 0,27 ve Dow Jones yüzde 0,08 yükseldi. Perşembe günü S&P 500 yüzde 0,9, Nasdaq Bileşik ise yüzde 1 geriledi. Perşembe günkü satışlarda uzun vadeli ABD Hazine tahvili faizlerinin yeniden yükselmesi etkili oldu. Hükümetin tahvil piyasasındaki son satış dalgasını yatıştırmaya yönelik adımlarının enflasyon ve borç arzına ilişkin endişeleri azaltmakta yetersiz kalması, hisse senetleri üzerinde baskı yarattı. UBS Amerika Baş Yatırım Sorumlusu Ulrike Hoffmann-Burchardi, Hazine'nin Fed'in niceliksel gevşeme programından farklı olarak varlık alımlarını finanse etmek için para yaratamayacağını belirtti. Hoffmann-Burchardi'ye göre tahvil geri alımlarının başka kaynaklarla, büyük olasılıkla daha fazla kısa vadeli bono ihracı veya finansman programının diğer bölümlerinde yapılacak değişikliklerle karşılanması gerekiyor. Bu nedenle geri alımların piyasadaki toplam borç miktarını azaltmaktan çok yatırımcıların elindeki borcun vade yapısını değiştirdiğini belirten Hoffmann-Burchardi, operasyonların hükümetin finansman ihtiyacını veya Hazine tahvili arzına ilişkin endişeleri ortadan kaldırmadığını ifade etti.