OECD, küresel büyümenin 2026'da yüzde 2,8'e yavaşlamasını bekliyor

OECD, küresel büyümenin 2026'da yüzde 2,8'e yavaşlamasını bekliyor

Fatih Arslan · Çar 03.06.2026 10:18


OECD, Haziran 2026 Ekonomik Görünüm raporunda Orta Doğu'daki çatışmanın küresel ekonomik görünümü şekillendiren ana unsur haline geldiğini bildirdi.

OECD, Haziran 2026 Ekonomik Görünüm raporunda Orta Doğu'daki çatışmanın küresel ekonomik görünümü şekillendiren ana unsur haline geldiğini bildirdi. Rapora göre dünya ekonomisi 2026'ya beklentilerden daha güçlü başladı. Ekonomik faaliyet, yapay zeka yatırımlarındaki güçlü seyir, destekleyici finansal koşullar ve ticaret gerilimlerindeki gevşeme ile dayanıklılık gösterdi. Ancak Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksaklıklar ve enerji altyapısındaki hasar, enerji fiyatlarında sert artışa yol açarak küresel ekonomiyi yeniden baskı altına aldı. OECD, enerji fiyatlarının 2026 ortasından itibaren kademeli olarak gerileyeceği varsayımıyla küresel büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden 2026'da yüzde 2,8'e yavaşlamasını, 2027'de ise yüzde 3,1'e toparlanmasını bekliyor. G20 ülkelerinde yıllık tüketici enflasyonunun 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden 2026'da yüzde 4,0'a yükselmesi, enerji ve gıda fiyatı baskılarının azalmasıyla 2027'de yüzde 3,1'e gerilemesi öngörülüyor. ABD ekonomisi için büyüme tahmini 2025'te yüzde 2,1, 2026'da yüzde 2,0 ve 2027'de yüzde 1,8 olarak açıklandı. Euro Bölgesi'nde büyümenin 2025'te yüzde 1,4'ten 2026'da yüzde 0,8'e yavaşlaması, 2027'de yüzde 1,2'ye çıkması bekleniyor. Japonya'da ise büyümenin 2025'te yüzde 1,1, 2026'da yüzde 0,6 ve 2027'de yüzde 0,8 olacağı tahmin edildi. OECD dışı ekonomilerde büyümenin 2025'te yüzde 4,7, 2026'da yüzde 3,8 ve 2027'de yüzde 4,2 olması öngörüldü. Çin ekonomisi için büyüme tahmini 2025'te yüzde 5,0, 2026'da yüzde 4,5 ve 2027'de yüzde 4,3 olarak belirlendi. Hindistan'da büyümenin 2025'te yüzde 7,6, 2026'da yüzde 6,3 ve 2027'de yüzde 6,4 olması bekleniyor. Enflasyon tarafında, G20'de tüketici fiyat artışının 2025'te yüzde 3,4'ten 2026'da yüzde 4,0'a yükselmesi, 2027'de yüzde 3,1'e gerilemesi öngörülüyor. OECD genelinde enflasyonun 2025'te yüzde 4,0, 2026'da yüzde 4,3 ve 2027'de yüzde 3,0 olması bekleniyor. ABD'de enflasyon tahmini 2026 için yüzde 3,7, 2027 için yüzde 2,1 oldu. Euro Bölgesi'nde enflasyonun 2026'da yüzde 2,8'e yükselmesi, 2027'de yüzde 2,4'e gerilemesi bekleniyor. Dünya reel ticaret büyümesinin ise 2025'te yüzde 5,0'dan 2026'da yüzde 3,1'e, 2027'de yüzde 2,9'a yavaşlayacağı tahmin edildi. Raporda, aksaklıkların 2027'ye kadar sürmesi halinde küresel büyümenin 2026'da yüzde 2,1'e, 2027'de ise yüzde 1,8'e gerileyebileceği belirtildi. Bu senaryoda bazı ekonomilerin resesyona girebileceği veya resesyona yaklaşabileceği, işsizliğin artacağı ve enerji yoğun yapay zeka yatırımları dahil olmak üzere yatırımların belirgin şekilde zayıflayacağı kaydedildi. OECD, uzun süreli aksaklık senaryosunda küresel enflasyonun 2026'da 0,4 puan, 2027'de 1,3 puan daha yüksek gerçekleşebileceğini bildirdi. Raporda, politika yapıcıların zorlu kararlarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Merkez bankalarının, enflasyon beklentileri iyi çıpalanmış ve ikincil etkiler sınırlı kaldığı sürece arz kaynaklı fiyat artışlarını göz ardı edebileceği ifade edildi. Ancak fiyat baskılarının genişlemesi veya büyümenin belirgin şekilde zayıflaması halinde politika tepkisinin gerekli olabileceği vurgulandı. OECD, hükümetlerin enerji fiyatlarındaki yükselişe karşı hanehalkı ve firmalara destek sağladığını, ancak vergi indirimleri ve fiyat tavanları gibi geniş tabanlı önlemlerin enerji kullanımını azaltma teşviklerini zayıflatabileceğini ve maliyetli olabileceğini belirtti. Raporda, mali alanın yüksek kamu borcu, yaşlanma, savunma harcamaları ve aşırı hava olaylarının artan sıklığı nedeniyle sınırlı olduğu vurgulandı. Bu nedenle desteklerin özellikle aksaklıkların uzaması halinde daha hedefli hale getirilmesi ve koşullar normale döndüğünde otomatik olarak sona erecek hükümler içermesi gerektiği ifade edildi. OECD ayrıca, tek bir darboğaza bağımlılığın ekonomilerin kırılganlığını ortaya koyduğunu belirterek, tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması, enerji arzının çeşitlendirilmesi ve enerji verimliliğinin iyileştirilmesi gerektiğini bildirdi.

Benzer Haberler

← Ana Sayfa