AB'ye göre Türkiye ekonomisinde büyüme 2026'da yüzde 3'e gerileyecek
Zeynep Çelik · Per 21.05.2026 13:19
Avrupa Birliği'nin Türkiye raporuna göre, Türkiye ekonomisinde büyümenin 2026'da yüzde 3,0'a yavaşlaması, 2027'de ise yüzde 4,0'e toparlanması bekleniyor. Raporda, Orta Doğu'daki çatışmanın Türkiye ek...
Avrupa Birliği'nin Türkiye raporuna göre, Türkiye ekonomisinde büyümenin 2026'da yüzde 3,0'a yavaşlaması, 2027'de ise yüzde 4,0'e toparlanması bekleniyor. Raporda, Orta Doğu'daki çatışmanın Türkiye ekonomisi üzerindeki en önemli etkisinin uluslararası petrol fiyatları üzerinden hissedildiği belirtildi. Rapora göre reel GSYH 2025'te yüzde 3,6 büyüyerek 2024'e göre hafif hızlandı. Ancak büyüme yılın sonunda ve 2026'nın başında zaten yavaşlamıştı. Orta Doğu'daki çatışmanın ekonomik güven üzerinde yarattığı olumsuz etkiyle birlikte mart ayında güven endeksi tüm alanlarda geriledi. Bu düşüş özellikle inşaat ve sanayide belirgin olurken, perakende ticaret ve tüketici güveninde daha sınırlı kaldı. AB raporunda, çatışmanın Türkiye ekonomisini ticaret, enerji fiyatları, turizm, risk algısı, finansal akımlar ve kur baskısı gibi çeşitli kanallardan etkilediği, ancak kısa vadede en belirleyici kanalın yüksek petrol fiyatı olduğu ifade edildi. Buna bağlı olarak daha yüksek belirsizliğin ihtiyati tasarrufları artıracağı, enerji fiyatlarındaki yükselişin hanehalkı satın alma gücünü zayıflatacağı ve özel tüketim büyümesinin 2026'da geçici olarak yavaşlayacağı belirtildi. Buna rağmen özel tüketimin büyümenin ana sürükleyicisi olmayı sürdüreceği kaydedildi. Rapora göre kamu maliyesindeki alan, yurt içi akaryakıt fiyat artışını sınırlayan kademeli vergi düzenlemesi gibi önlemlerle hanehalkı ve şirketlere daha yüksek transferler yapılmasına imkan verecek. Kamu tüketiminin de 2026 ve 2027'de ekonomik faaliyeti desteklemesi bekleniyor. Sabit sermaye yatırımlarının büyümeye pozitif katkı vermeyi sürdüreceği, ancak belirsizlik ve sıkı finansman koşulları nedeniyle artış hızının belirgin biçimde yavaşlayacağı öngörüldü. İhracatın 2026'da, özellikle turizm ve ulaştırma hizmetlerinde zayıflayan dış talep nedeniyle durağan kalması bekleniyor. Dış ticaretin 2027'de toparlanacağı, ancak ithalattaki canlanma nedeniyle net ihracatın büyümeye katkısının sınırlı olacağı belirtildi. Bu nedenle dış ticaret ve cari açığın artarak uzun dönem ortalamalarına yaklaşacağı tahmin edildi. Raporda işsizlik oranının yüksek seviyesini koruyacağı, enflasyonda düşüşün ise yavaş ilerleyeceği belirtildi. Tüketici enflasyonunun martta yıllık yüzde 30,9 olduğu hatırlatılırken, 2026 ortalamasının yüzde 28,3, 2027 ortalamasının ise yüzde 20,1 olması bekleniyor. Merkezi yönetim bütçe açığının 2025'te GSYH'nin yüzde 2,9'u olduğu, 2026'da yüzde 3,5'e çıkacağı, 2027'de ise yüzde 3,0'a gerileyeceği tahmin edildi. Buna karşın kamu borç oranının önümüzdeki iki yılda ılımlı seviyelerde kalacağı ifade edildi. Tabloya göre özel tüketim artışının 2025'te yüzde 4,0'tan 2026'da yüzde 3,5'e gerilemesi, 2027'de yeniden yüzde 4,0'a çıkması bekleniyor. Kamu tüketiminde büyümenin 2025'te yüzde 0,8'den 2026'da yüzde 3,0'a, 2027'de yüzde 3,9'a yükselmesi öngörülüyor. Sabit sermaye yatırımlarının ise 2025'te yüzde 7,0 büyüdükten sonra 2026'da yüzde 3,9'a yavaşlaması, 2027'de yüzde 4,5 artması bekleniyor. İhracatın 2025'te yüzde eksi 0,3 seviyesinden 2026'da yüzde 0,1'e, 2027'de yüzde 3,5'e çıkacağı tahmin edilirken, ithalat artışının 2025'te yüzde 4,9'dan 2026'da yüzde 2,2'ye ineceği, 2027'de yüzde 3,9 olacağı hesaplandı. Raporda bütçe dengesinin GSYH'ye oranının 2025'te eksi yüzde 2,9'dan 2026'da eksi yüzde 3,5'e bozulacağı, 2027'de ise eksi yüzde 3,0'a gerileyeceği öngörüldü. Kamu borcunun GSYH'ye oranının ise 2025'te yüzde 24,8, 2026'da yüzde 25,1 ve 2027'de yüzde 25,1 seviyesinde kalması bekleniyor. Tabloda cari dengeye ilişkin görünümün de zayıfladığına işaret edildi. Cari açığın GSYH'ye oranının 2025'te yüzde 1,3 seviyesinden 2026'da yüzde 0,5'e, 2027'de ise sıfıra yaklaşacağı tahmin edildi. Enflasyon tarafında ise uyumlaştırılmış tüketici fiyatları artışının 2025'te yüzde 45,0, 2026'da yüzde 35,0 ve 2027'de yüzde 41,0 seviyesinde yer aldığı görüldü.