ECB/Lagarde: Avrupa'nın savaş sonrası büyüme modeli aşınıyor
Zeynep Çelik · Çar 19.08.2026 10:29
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Avrupa'nın savaş sonrası dönemde dayandığı büyüme modelinin giderek zayıfladığını, ancak kıtanın iç pazarını daha etkin kullanması ve sermaye piyasalar...
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Avrupa'nın savaş sonrası dönemde dayandığı büyüme modelinin giderek zayıfladığını, ancak kıtanın iç pazarını daha etkin kullanması ve sermaye piyasalarını bütünleştirmesi halinde daha dayanıklı bir büyüme yapısı oluşturabileceğini söyledi. Dünya Ekonomik Forumu Uluslararası İş Konseyi'nde konuşan Lagarde, Avrupa'nın büyüme modelinin üç temel sütuna dayandığını belirtti: genişleyen küresel ticaret, görece ucuz enerjiyle desteklenen orta teknoloji imalat sanayisi ve ABD güvenlik şemsiyesi altında işleyen kurallara dayalı küresel düzen. Lagarde, bu üç unsurun da artık zayıfladığını söyledi. Geçen yıl dünya genelinde 2 bin 500'den fazla ticaret kısıtlaması uygulamaya konulurken, Çin'in euro bölgesinin rekabet avantajına sahip olduğu sektörlerin yaklaşık yüzde 40'ında doğrudan rakip haline geldiğini belirtti. Bu oran 2000'lerin başında yaklaşık yüzde 25 düzeyindeydi. Avrupa'nın enerji maliyeti ABD'nin iki katından fazla Lagarde, Avrupa sanayisinin geçmişte faydalandığı ucuz enerji avantajının da ortadan kalktığını vurguladı. Geçen yıl AB'de enerji yoğun sektörler için elektrik fiyatlarının ABD seviyelerinin ortalama iki katından fazla, Çin'in ise yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduğunu söyledi. Jeopolitik gerilimlerin kritik bağımlılıkları ve darboğazları daha görünür hale getirdiğini belirten Lagarde, ekonomik bağımlılıkların bir silah olarak kullanılabildiği bir ortamda şirketlerin yatırım kararlarında artık yalnızca verimliliği değil dayanıklılığı da dikkate almak zorunda kaldığını ifade etti. Lagarde, bu değişimlerin Avrupa'nın savaş sonrası büyüme modelinin eski biçimiyle geri dönmesinin olası olmadığını gösterdiğini söyledi. İç talep büyümenin ana kaynağına dönüştü Buna karşın Avrupa'nın önemli güçlü yönlere sahip olduğunu belirten Lagarde, AB'nin dünyanın en geniş ticaret anlaşmaları ağlarından birine sahip olduğunu ve Hindistan, Endonezya, Avustralya, Meksika ve Mercosur ile ilişkilerini geliştirdiğini kaydetti. Euro Bölgesi ekonomisinin geçen yıl yüzde 1,5 büyüdüğünü ve büyümenin tamamının iç talepten geldiğini hatırlatan Lagarde, 2026'nın ikinci çeyreğinde ekonominin enerji şokuna rağmen çeyreklik bazda yüzde 0,4 büyüdüğünü ve iç talebin pozitif katkı vermeye devam ettiğini söyledi. Lagarde'a göre temel görev, bu iç talep dayanıklılığını uzun vadeli ve kalıcı bir büyüme kaynağına dönüştürmek. Lagarde'dan yapay zekâ uyarısı Lagarde, Avrupa'nın ilk dijital devrimin ekonomik kazanımlarının önemli bölümünü kaçırdığını belirterek, aynı hatanın yapay zekâ konusunda tekrarlanmaması gerektiğini vurguladı. Euro Bölgesi şirketlerinin bu yıl toplam yatırımlarının ortalama yaklaşık yüzde 9'unu yapay zekâya ayırmayı beklediğini söyleyen Lagarde, asıl sorunun bu yatırımların ölçeklendirilmesi ve ekonomi geneline yayılması olduğunu ifade etti. Lagarde, Avrupa'da bu sürecin önündeki iki temel engelin Tek Pazar'daki parçalanma ile sermaye piyasalarının bölünmüş yapısı olduğunu belirtti. Avrupa Yatırım Bankası verilerine göre AB ile San Francisco merkezli ölçeklenme aşamasındaki şirketler ilk beş yıllarında benzer miktarda finansman sağlarken, 10'uncu yılda AB şirketlerinin topladığı sermaye yaklaşık yüzde 50 daha düşük kalıyor. Ayrıca AB'deki ölçeklenme şirketlerinin yaklaşık yüzde 12'si faaliyetlerini AB dışına, ağırlıklı olarak ABD'ye taşıyor. "Avrupa ölçeğini Avrupa büyüklüğüne çevirmeli" Lagarde, şirketlerin tek bir hukuki yapı altında tüm AB'de faaliyet göstermesine imkân tanıyacak "EU Inc." önerisinin bu sorunun çözüm yollarından biri olduğunu söyledi. AB liderlerinin sermaye piyasası entegrasyon paketinde 2026 sonuna kadar anlaşma sağlanmasını istediğini hatırlatan Lagarde, Avrupa'nın uzun vadeli büyümesi için Tek Pazar ve sermaye piyasalarının daha fazla bütünleştirilmesinin kritik olduğunu belirtti. Lagarde, Avrupa'nın ölçeğini gerçek bir ekonomik büyüklüğe dönüştürmesi halinde yenilikçi şirketlerin kıta içinde büyüyebileceğini, yeni teknolojilerin daha hızlı yayılabileceğini ve verimlilik artışının güçlenebileceğini söyledi.