Dünya Bankası: Orta Doğu'daki savaş küresel büyümeyi düşürebilir

Dünya Bankası: Orta Doğu'daki savaş küresel büyümeyi düşürebilir

Zeynep Çelik · Çar 22.07.2026 14:06


Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, ABD ile İran arasındaki çatışmanın daha da tırmanması halinde küresel büyümenin 2026'da yüzde 1,3'e kadar gerileyebileceğini söyledi.

Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, ABD ile İran arasındaki çatışmanın daha da tırmanması halinde küresel büyümenin 2026'da yüzde 1,3'e kadar gerileyebileceğini söyledi. Gill, küresel ekonominin 2025'te yüzde 2,9 büyüdüğünü hatırlatarak, çatışmaların altı ay veya daha uzun sürmesini öngören en kötü senaryonun gerçekleşmeye yaklaştığını belirtti. Bu senaryoda küresel manşet enflasyonun yüzde 4,5'e çıkabileceğini ifade etti. Dünya Bankası, haziran ayında yayımladığı ekonomik tahminlerde Orta Doğu'daki savaşın yüksek belirsizliği nedeniyle üç farklı senaryo oluşturmuştu. Gill, çatışmaların uzaması ve bölgedeki petrol altyapısının zarar görmesinin enerji fiyatları üzerinden enflasyonu yeniden hızlandırabileceğini, faiz oranlarını yükseltebileceğini ve küresel büyümeyi sert biçimde yavaşlatabileceğini kaydetti. Savaşın gübre, helyum ve tarımda kullanılan kükürt sevkiyatlarını aksatmasının gıda güvenliğini de olumsuz etkileyebileceğini belirten Gill, bu durumun ikincil ekonomik etkiler yaratabileceğini söyledi. ABD'nin İran'ın güneyi ve batısındaki hedefleri bombalaması, İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD tesislerini vurması ve Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığın kesintiye uğraması enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı. İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı üzerinden yapılan Suudi Arabistan sevkiyatlarına deniz ablukası ilan etmesi de riskleri büyüttü. Gill, Covid-19 salgınının etkilerinden henüz tamamen kurtulamayan yoksul ülkelerde gıda güvensizliğinin artabileceğini, yüksek borçlu ülkelerin ise faizlerin yükselmesiyle daha ağır borçlanma maliyetleriyle karşılaşacağını söyledi. Bunun eğitim, sağlık ve diğer temel hizmetlere ayrılan kaynakları azaltabileceğini belirtti. Dünya Bankasının haziran tahminlerine göre düşük ve orta gelirli ülkelerin yüzde 40'ı, yani 32 ülke, hâlihazırda borç sıkıntısı içinde veya yüksek risk altında bulunuyor. Gill, faizlerin yükselmesi halinde bu sayının hızla artabileceğini söyledi. Gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin ortalama kamu borcunun GSYH'ye oranı 2025'te yaklaşık yüzde 74'e çıktı. Bu oran pandemi öncesinde yüzde 50-55 düzeyindeydi. Düşük gelirli ülkelerde ise borç oranı yaklaşık yüzde 40'tan yüzde 67'ye yükseldi. Gill, bazı ülkelerde borçların ülke bazında yeniden yapılandırılması veya kısmen silinmesinin gerekebileceğini ifade etti. ABD, Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerin farklı dayanıklılık unsurları sayesinde savaşın etkilerinden görece korunabildiğini, gelişmekte olan ülkelerin ise daha büyük risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Gill ayrıca yapay zekânın gelişmekte olan ülkeler için önemli verimlilik kazanımları sağlayabileceğini söyledi. Yapay zekâdan olumsuz etkilenmesi beklenen nüfusun düşük gelirli ülkelerde yaklaşık yüzde 10, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 30-40 olduğunu belirterek, gelişmekte olan ülkelerin bu teknolojinin etkileri konusunda daha iyimser olabileceğini kaydetti.

Benzer Haberler

← Ana Sayfa