IEA, 2026 petrol arz açığı tahminini daralttı
Mehmet Yıldız · Cum 10.07.2026 11:27
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Temmuz ayı Petrol Piyasası Raporu'nda 2026 yılına ilişkin küresel petrol piyasası beklentilerini güncelledi. Kurum, küresel petrol arzının 2026'da talebin günlük 860 ...
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Temmuz ayı Petrol Piyasası Raporu'nda 2026 yılına ilişkin küresel petrol piyasası beklentilerini güncelledi. Kurum, küresel petrol arzının 2026'da talebin günlük 860 bin varil altında kalacağını öngördü. Böylece önceki raporda yer alan günlük 920 bin varillik arz açığı tahmini 860 bin varile revize edildi. IEA, 2026 yılı küresel petrol arzındaki düşüş beklentisini de günlük 3,9 milyon varilden 3,7 milyon varile indirirken, küresel petrol talebindeki daralma tahminini günlük 1,1 milyon varilden 1,0 milyon varile revize etti. Raporda, ikinci çeyrekte küresel petrol talebinin günlük 4,8 milyon varil gerilediği belirtilirken, Haziran ayında küresel gözlenen petrol stoklarının son dört ayın ardından ilk kez arttığı ifade edildi. IEA, OPEC dışı ülkelerde petrol üretiminin 2027 yılında günlük 2,2 milyon varil artmasını beklerken, OPEC+ grubunun üretiminin ise 2027'ye kadar günlük 5,3 milyon varil yükseleceğini öngördü. Bununla birlikte ajans, son dönemde tırmanan ABD-İran geriliminin 2027 yılı için öngörülen küresel petrol arz fazlası beklentisini riske atabileceği uyarısında bulundu. Raporda, Hürmüz Boğazı'nın Haziran ayında yeniden açılmasının ardından küresel arzın günlük 4,1 milyon varil arttığı, ancak arzın hâlâ çatışma öncesi seviyelerin günlük 9,4 milyon varil altında bulunduğu kaydedildi. Gerilimin yeniden yükselmesinin arz fazlası beklentisini ortadan kaldırabileceği vurgulandı. IEA ayrıca, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının etkisiyle Rusya'nın petrol üretim tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Kurum, Rusya'nın petrol üretiminin 2026'da günlük 8,9 milyon varil, 2027'de ise 8,8 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Raporda ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ardından ham petrol piyasasının hızla toparlanmasına karşın rafineri faaliyetleri ve petrol ürünleri arzının aynı hızda toparlanamadığı, bunun da yaz dönemindeki güçlü talep nedeniyle yakıt piyasalarında sıkılaşmaya yol açtığı belirtildi.