İran, ABD'ye topraklarını veya hava sahasını açan ülkelere karşı kendini savunma hakkını saklı tutacak
Mehmet Yıldız · Çar 03.06.2026 11:48
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin bir İran tankerine ve Keşm'deki bir telekomünikasyon direğine yönelik saldırgan eylemlerini bir açıklamayla kınayarak, "İran, toprak bütünlüğünü savunmaya yönelik doğ...
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin bir İran tankerine ve Keşm'deki bir telekomünikasyon direğine yönelik saldırgan eylemlerini bir açıklamayla kınayarak, "İran, toprak bütünlüğünü savunmaya yönelik doğal hakkını kullanırken, saldırgan eylemlere karşı koymak için tüm kapasitelerini kullanacaktır" vurgusunu yaptı. İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin, 4 Haziran Çarşamba günü ilk saatlerinde bölgedeki iki ülkeden gerçekleştirdiği, Hürmüz Boğazı'nda bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'ndaki bir telekomünikasyon kulesine yönelik saldırgan eylemini bir açıklamayla şiddetle kınadı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu saldırgan eylemler, yalnızca 10 Nisan ateşkes anlaşmasının bir ihlali değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve uluslararası hukuk uyarınca kuvvet kullanımının yasaklanmasına ilişkin temel ilkenin de açık bir ihlalidir. Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'a karşı saldırgan planları ilerletmek için bölge ülkelerinin topraklarını ve tesislerini sömürgeci biçimde kullanmasını da kınamakta ve dün geceki saldırgan eylemlerde Kuveyt ve Bahreyn yöneticilerinin doğrudan ve açık sorumluluğuna dikkat çekmektedir. Dışişleri Bakanlığı, herhangi bir ülkenin, İran'a karşı askeri saldırı gerçekleştirmek veya desteklemek amacıyla saldırganların kendi karasını, denizini ve hava sahasını ya da toprakları içindeki tesis ve üsleri kullanmasına izin vermesinin, uluslararası hukukun temel kurallarının ve iyi komşuluk ilkesinin açık bir ihlali olduğunu ve BM Genel Kurulu'nun 3314 sayılı kararı uyarınca İran'a karşı bir saldırı eylemi sayılacağını vurgulamaktadır. İran İslam Cumhuriyeti, İran'ın toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini savunmaya yönelik doğal hakkını kullanırken, saldırgan saldırıların kaynağını ve menşeini hedef almak da dahil olmak üzere, saldırgan eylemlere karşı koymak için tüm kapasitelerini kullanacaktır. Açıkça görülmektedir ki, bu durumun etkileri ve sonuçlarının sorumluluğu, Amerikan-Siyonist saldırganlara ve onlara kendi topraklarını ve tesislerini sağlayarak İran'a karşı saldırı eylemleri işlemelerine yardımcı olan tüm taraflara aittir."