Çin Merkez Bankası yeni likidite yönetimi sistemine geçti, piyasadan net 515 milyar yuan çekti
Zeynep Çelik · Pzt 02.11.2026 06:24
Çin Merkez Bankası (PBOC), temel politika faizi referansını yedi günlük ters repo faizinden gecelik ters repo faizine kaydırarak yeni likidite yönetimi sistemini uygulamaya başladı. Banka, yüzde 1,25 ...
Çin Merkez Bankası (PBOC), temel politika faizi referansını yedi günlük ters repo faizinden gecelik ters repo faizine kaydırarak yeni likidite yönetimi sistemini uygulamaya başladı. Banka, yüzde 1,25 faizle 541 milyar yuan (81,3 milyar dolar) tutarında gecelik ters repo işlemi gerçekleştirirken, vadesi dolan işlemler dikkate alındığında bankacılık sisteminden net 515 milyar yuan likidite çekildi. Çin Merkez Bankası, pazartesi günü günlük gecelik ters repo işlemlerini başlatarak kısa vadeli faizleri para politikasının temel referansı haline getiren yeni çerçevesini uygulamaya koydu. PBOC'nin açıklamasına göre, ilk düzenli işlem gününde yüzde 1,25 faiz oranından 541 milyar yuan tutarında gecelik ters repo işlemi gerçekleştirildi. Bloomberg'in hesaplamalarına göre, aynı gün vadesi dolan ters repo işlemleri dikkate alındığında piyasadan net 515 milyar yuan likidite çekilmiş oldu. Böylece merkez bankası brüt olarak 541 milyar yuan fonlama sağlarken, günlük işlemlerin net etkisi likidite çekilmesi yönünde gerçekleşti. Yedi günlük faiz yerine gecelik faiz temel referans oldu PBOC, geçen cuma günü duyurduğu düzenleme kapsamında gecelik ters repo işlemlerini her gün gerçekleştireceğini açıklamıştı. Yeni sistemle birlikte merkez bankasının temel politika faizi referansı, yedi günlük ters repo faizinden gecelik ters repo faizine kaydırıldı. Daha önce yedi günlük faiz oranına bağlı olarak kullanılan diğer para politikası araçlarının da bundan sonra gecelik faiz oranını esas alacağı bildirildi. Merkez bankası ayrıca yedi günlük ters repo işlemlerinde tek bir sabit faiz yerine birden fazla faiz oranının uygulanacağı yapıya geçileceğini açıkladı. Analistler 15 baz puanlık örtülü gevşemeye işaret ediyor CITIC Securities Başekonomisti Ming Ming, para politikasının faiz referansının resmen gecelik faize taşındığını belirterek yüzde 1,25 seviyesinin fonlama maliyetleri açısından yeni temel gösterge olduğunu ifade etti. Analistlere göre değişiklik, Çin'in faiz çerçevesinin alt sınırını fiilen 15 baz puan düşürerek finansal kuruluşların borçlanma maliyetlerini azaltabilecek. MUFG Çin Baş Finansal Piyasa Analisti Marco Sun, yüzde 1,25'lik başlangıç faizinin para politikasında kısa vadeli faizlerin aşağı yönlendirildiğini gösterdiğini söyledi. ANZ Kıdemli Çin Stratejisti Zhaopeng Xing ise düzenlemeyi finansal kuruluşlar açısından hedefli 15 baz puanlık faiz indirimine eşdeğer olarak değerlendirdi. Xing, uygulamanın finansal kuruluşların net faiz marjlarını yaklaşık 5 baz puan artırabileceğini, böylece sektörün karlılığını istikrara kavuşturmayı ve riskleri karşılama kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Zhuhai Huafa kaynaklı endişeler yakından izleniyor Para politikasındaki değişiklik, kamuya ait gayrimenkul geliştirme şirketi Zhuhai Huafa Group'a ilişkin kredi risklerinin Çin tahvil piyasasında dalgalanmalara neden olduğu bir dönemde gerçekleşti. Şirkete yönelik endişeler, yatırımcı güveninin desteklenmesi için ekonomi yönetimi üzerindeki baskıyı artırdı. Basında yer alan haberlere göre, PBOC dahil Çinli düzenleyici kurumların pazartesi günü finansal kuruluşlarla bir araya gelerek sermaye piyasalarını desteklemeye yönelik araçları görüşmesi bekleniyor. Citi, faiz indirimi için 2027'yi daha olası görüyor Citi analistleri, yeni sistemin doğrudan bir politika faizi indiriminden ziyade mevcut piyasa koşullarına yönelik bir uyarlama niteliği taşıdığını değerlendirdi. Banka, kasım ayında kredi referans faizlerinde (LPR) indirim beklemediğini belirtti. Citi, daha kapsamlı faiz indirimleri için 2027 yılını daha olası dönem olarak görmeye devam ettiğini bildirdi. Analistler, Zhuhai Huafa kaynaklı kredi risklerinin yerel borç sorunlarının çözümüne yönelik çalışmaların sürdürülmesi gereğini güçlendirdiğini ve bu süreçte likidite koşullarının gevşek tutulmasının önem taşıdığını ifade etti.