Küresel büyüme yüzde 2,6'ya gerileyecek, gelişmekte olan ekonomiler yavaşlıyor
Mehmet Yıldız · Cum 09.10.2026 12:40
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 2,9 seviyesinden 2026 yılında yüzde 2,6'ya gerileyeceğini öngördü. Gelişmekte olan ekonomilerde bü...
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 2,9 seviyesinden 2026 yılında yüzde 2,6'ya gerileyeceğini öngördü. Gelişmekte olan ekonomilerde büyümenin yüzde 4,7'den yüzde 4'e yavaşlaması beklenirken, dünya ticaretinin yüzde 4 büyüyeceği tahmin edildi. Kuruluş, yapay zekânın küresel ticaretin temel itici güçlerinden biri haline geldiğini ancak ekonomik kazanımların sınırlı sayıda ülke ve şirkette yoğunlaştığını vurguladı. Küresel büyüme 0,3 puan yavaşlayacak UNCTAD'ın 9 Ekim'de Cenevre'de açıkladığı 2026 Ticaret ve Kalkınma Raporu'na göre, küresel ekonomide büyümenin bu yıl yüzde 2,6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu oran, 2025'te kaydedilen yüzde 2,9'luk büyümeye kıyasla 0,3 puanlık yavaşlamaya işaret ediyor. Gelişmekte olan ekonomilerde ise büyümenin geçen yılki yüzde 4,7 seviyesinden yüzde 4'e düşeceği öngörülüyor. Raporda, gelişmekte olan ülkelerin teknolojik ve ticari engellerle karşı karşıya kaldığı, ekonomik büyüme ve gelir yakınsamasının dünyanın farklı bölgelerinde giderek ayrıştığı belirtildi. Dünya ticaretinin yüzde 4 büyümesi bekleniyor Küresel mal ve hizmet ticaretinin 2026 yılında sabit fiyatlarla yaklaşık yüzde 4 büyüyeceği tahmin edildi. Dünya ticareti 2025 yılında 35 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşmıştı. UNCTAD, 2026 yılında ticaret değerlerindeki yükselişte Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun yol açtığı fiyat artışlarının önemli rol oynadığını belirtti. Rapora göre, 2024'ten bu yana Çin ile ABD arasındaki ticaret yüzde 20'den fazla azalırken, Doğu Asya ülkeleri hem Çin hem de Kuzey Amerika ile ticaretlerini genişletti. İhracat kontrolleri, yatırım denetimleri ve tedarik zinciri koşullarının stratejik sektörlere yeni şirketlerin girişini zorlaştırdığı vurgulandı. Asya küresel büyümenin yüzde 59'unu sağlayacak UNCTAD, Asya ekonomilerinin 2026 yılında küresel ekonomik büyümenin yüzde 59'unu oluşturacağını öngördü. Raporda Hindistan'ın yüzde 7,3, Çin'in yüzde 4,5 ve Endonezya'nın yüzde 5,2 büyüyeceği tahmin edildi. Bölgedeki diğer büyüme tahminleri ise Kırgızistan için yüzde 8,8, Özbekistan için yüzde 7,9, Vietnam için yüzde 7,8, Moğolistan için yüzde 7 ve Tacikistan için yüzde 6,6 olarak açıklandı. UNCTAD, Asya ekonomilerinin büyük bölümünün dirençli bir görünüm sergilediğini ancak gelişmekte olan ülkelerin çoğunda gelişmiş ekonomilerle gelir farkını kapatma sürecinin 2010'lu yılların ortalarından bu yana durakladığını belirtti. Yapay zekâ küresel ticaretin önemli itici gücü oldu Raporda, özellikle Doğu Asya'nın yarı iletkenler ve ileri bilgi işlem teknolojilerinin üretimindeki hızlı büyümede merkezi rol oynadığı vurgulandı. Yapay zekâyla bağlantılı ürünlerin mal ticaretindeki büyümenin başlıca itici gücü haline geldiği belirtildi. Ancak UNCTAD, yapay zekâ ticaretindeki büyümenin kalkınma kazanımlarını otomatik olarak geniş toplum kesimlerine yaymadığı uyarısında bulundu. Gelişmiş bir yapay zekâ sunucu sistemini inceleyen örnek çalışmada, izlenebilen katma değerin yüzde 68'inin vergi sonrası kârlardan oluştuğu, çalışanların aldığı payın ise yüzde 15'in altında kaldığı tespit edildi. Stratejik yatırımların büyük bölümü gelişmiş ülkelere gidiyor UNCTAD'ın 2020-2025 dönemine ilişkin verilerine göre, yarı iletkenler, enerji dönüşümü teknolojileri ve yapay zekâ altyapısı gibi yüksek katma değerli stratejik sektörlerde açıklanan yeni yatırım projelerinin değerinin yaklaşık yüzde 70'i gelişmiş ekonomilerde yoğunlaştı. Yarı iletken değer zincirindeki yeni yatırımların yüzde 79'u gelişmiş ekonomilere, yüzde 21'i gelişmekte olan ülkelere yöneldi. Yapay zekâ, altyapısı ve bağlantılı teknolojilerde gelişmiş ekonomilerin payı yüzde 64, gelişmekte olan ekonomilerin payı yüzde 36 oldu. Kritik mineraller ve stratejik malzemeler ise gelişmekte olan ülkelerin daha fazla yatırım çektiği alan olarak öne çıktı. Bu kategoride yeni doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 60'ı gelişmekte olan ekonomilere yöneldi. Raporda, Afrika'nın dünya kobaltının büyük bölümünü üretmesine rağmen yeşil tedarik zincirlerinde oluşan değerin yüzde 1'inden azını elinde tuttuğu belirtildi. Enerji şoku gelişmekte olan ekonomileri baskılıyor UNCTAD, Orta Doğu'daki çatışmaların ardından Brent petrol fiyatlarının varil başına 70 dolardan 110 doların üzerine çıktığını hatırlattı. Yükselen enerji maliyetlerinin özellikle enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeleri ve düşük gelirli haneleri olumsuz etkilediği bildirildi. Enerji maliyetlerindeki yükselişin artan borçlanma maliyetleriyle birleştiği, sermaye akımlarındaki oynaklığın ise çatışmaların başlamasından bu yana iki katına çıktığı belirtildi. Raporda ayrıca yapay zekâ sektöründeki büyümenin finansal piyasaların az sayıda şirkete bağımlılığını artırarak finansal istikrar açısından yeni riskler oluşturduğu ifade edildi. Kalkınma yardımları üçüncü yılda da azalacak UNCTAD, resmi kalkınma yardımlarının 2026 yılında yaklaşık yüzde 7 gerileyeceğini öngördü. Böylece kalkınma yardımlarında üst üste üçüncü yıllık düşüşün gerçekleşmesi bekleniyor. Özellikle en az gelişmiş ülkeler ve küçük ada devletleri için önemli finansman kaynağı olan bu yardımların, bağışçı ülkelerin gayrisafi millî gelirlerinin yüzde 0,23'üne kadar gerileyebileceği belirtildi. Bu oran, uluslararası alanda belirlenen yüzde 0,7'lik hedefin oldukça altında bulunuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi artıyor UNCTAD, enerji fiyatlarındaki yükselişin ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesini daha önemli hale getirdiğini belirtti. Rapora göre 2024'ten bu yana yeni yenilenebilir enerji yatırımları, vakaların yüzde 90'ından fazlasında yeni kurulan en ucuz fosil yakıt alternatifinden daha düşük maliyetli oldu. Kuruluş, uygun koşullarda yerli yenilenebilir enerji üretiminin artırılmasının ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltabileceğini vurguladı. Ayrıca arz kaynaklı enflasyonla mücadelede enerji ve tedarik kısıtlarının giderilmesinin, geniş kapsamlı parasal ve mali sıkılaştırmadan daha etkili olabileceği değerlendirildi. Gelişmekte olan ülkelere sanayi ve teknoloji politikası çağrısı UNCTAD, gelişmekte olan ülkelerin stratejik sektörlere öncelik vermesini, ihracat yapılarını çeşitlendirmesini ve enerji dönüşümünü hızlandırmasını önerdi. Raporda sanayi, finans ve teknoloji politikalarının eşgüdüm içinde yürütülmesi, yabancı yatırımların yerli tedarikçilerle ilişkilendirilmesi ve ülke içinde yaratılan katma değerin artırılması gerektiği belirtildi. Bölgesel ekonomik iş birliğinin de yeni pazarlara erişim ve ticaret maliyetlerinin azaltılması açısından önem taşıdığı vurgulandı. Bu kapsamda Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi ve 42 Afrika para birimini birbirine bağlamayı hedefleyen Pan-Afrika Ödeme ve Mutabakat Sistemi, bölgesel ekonomik bütünleşme girişimleri arasında gösterildi. UNCTAD, küresel ticaretin genişlemeye devam etmesine rağmen teknolojik üretim, finansmana erişim ve stratejik yatırımlardan elde edilen kazanımların ülkeler arasında giderek daha eşitsiz dağıldığına dikkat çekti.