Pimco'dan ABD tahvilleri için yüzde 6 uyarısı: 26 yılın zirvesi görülebilir
Zeynep Çelik · Cum 09.10.2026 08:27
Dünyanın en büyük tahvil yatırım yöneticilerinden Pimco, ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin yüzde 6'ya yükselerek 2000 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulundu....
Dünyanın en büyük tahvil yatırım yöneticilerinden Pimco, ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin yüzde 6'ya yükselerek 2000 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulundu. Pimco Yatırım Direktörü Dan Ivascyn, yüksek petrol fiyatları, enflasyon ve ABD'nin büyüyen kamu borcuna ilişkin endişelerin tahvil piyasasında satışları artırdığını belirterek, getirilerde yeni ve sert yükselişlerin mümkün olduğunu söyledi. 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,29'a ulaştı Financial Times'a konuşan Ivascyn, ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin mevcut yüzde 5,29 seviyesinden yüzde 6'ya yükselmesinin mümkün olduğunu belirtti. Ivascyn, 32 trilyon dolarlık ABD Hazine tahvili piyasasında haftalardır devam eden satışların, hedge fonlar ve kaldıraçlı yatırımcıları zarar eden pozisyonlarını kapatmaya zorladığını ifade etti. Son haftalarda görülen olumsuz teknik göstergeler ve bazı fonların pozisyonlarını zorunlu olarak kapatmasının getirilerdeki yükselişi hızlandırabileceğini söyledi. Tahvil piyasasında satışların birbirini tetikleme riski Ivascyn'in değerlendirmesi, ABD tahvil piyasasında satışların yeni satışları tetiklediği bir döngü oluşabileceği yönündeki uyarılarla örtüşüyor. Tahvil getirilerinin yükselmesi, gayrimenkul yatırım ortaklıkları gibi piyasa katılımcılarını ellerindeki tahvilleri satmaya yöneltebiliyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil getirileri, İran savaşı nedeniyle yükselen enflasyon, yapay zekâ şirketlerinin yoğun borçlanması ve güçlü ekonomik büyüme beklentileriyle 2000'li yılların başından bu yana görülen en yüksek seviyelerde işlem görüyor. Yüzde 5,5 seviyesi hisse senetleri için risk oluşturuyor Ivascyn, 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5,5 veya üzerine çıkmasının hisse senetleri ve şirket tahvilleri üzerinde belirgin baskı yaratabileceğini söyledi. ABD hisse senedi endeksleri rekor seviyelere yakın seyrederken, yüksek faizlerin bazı şirketlerin finansman koşullarını zorlaştırdığına ilişkin işaretler görülüyor. En düşük kredi notuna sahip şirketlerin tahvil yoluyla borçlanma maliyetleri bu ay yüzde 17'ye ulaşarak Mayıs 2020'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ivascyn, yüksek tahvil getirilerinin özellikle ticari gayrimenkul gibi özel piyasa alanlarında zaman içinde sorunlar yaratabileceğini belirtti. Bu alanlarda kırılgan sermaye yapılarının ve temel zayıflıkların sürdüğüne dikkat çekti. ABD'de konut kredisi faizleri yüzde 7,4'e çıktı Tahvil getirilerindeki yükseliş, 3 Kasım'daki Kongre ara seçimleri öncesinde ABD'li hanehalklarının borçlanma maliyetlerini de artırıyor. Perşembe günü açıklanan verilere göre, 30 yıl vadeli sabit faizli konut kredilerinde ortalama faiz oranı 8 Ekim itibarıyla yüzde 7,4'e yükseldi. Önceki haftaya göre 0,12 puan artan konut kredisi faizleri, 2023 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yüksek getiriler tahvillere talebi de artırabilir Ivascyn, tahvil getirilerinin daha fazla yükselmesinin yatırımcıları yüksek getirileri sabitlemek amacıyla ABD Hazine tahvillerine yöneltebileceğini söyledi. Bu eğilimin getirilerdeki yükselişi sınırlayabilecek bir unsur olduğunu belirtti. Hafta içinde gerçekleştirilen 10 ve 30 yıl vadeli ABD Hazine tahvili ihalelerinde güçlü yatırımcı talebi görülmesi de bu değerlendirmeyi destekledi. Pimco, ABD dışındaki tahvil piyasalarına da dikkat çekti Ivascyn, ABD'nin bütçe açıklarını bir süre daha finanse edebilme kapasitesi konusunda bazı yatırımcılar kadar endişeli olmadıklarını ifade etti. Bununla birlikte yatırımcıların yalnızca ABD tahvilleriyle sınırlı kalmak zorunda olmadığını vurguladı. Avustralya'nın yüksek kaliteli kredi araçlarına ve İngiltere'nin kendi ekonomik sorunlarına rağmen ABD'ye kıyasla sunduğu getiri primine dikkat çekti. Kanada ve Almanya tahvil piyasalarının da özellikle ABD doları bazında cazip getiriler sunduğunu belirten Ivascyn, bu ülkelerin başlangıçtaki mali pozisyonlarının ABD'ye göre daha güçlü olduğunu ifade etti.