Fed'de kritik hafta: Warsh ile Trump karşı karşıya gelebilir

Fed'de kritik hafta: Warsh ile Trump karşı karşıya gelebilir

Zeynep Çelik · Pzt 14.09.2026 07:34


ABD Merkez Bankasının (Fed) yüksek enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırımına hazırlanması, Fed Başkanı Kevin Warsh ile faiz indirimi isteyen ABD Başkanı Donald Trump'ı karşı karşıya getireb...

Temel Analiz Bu haberin piyasalara etkisini ve ekonomik temel analizini inceleyin.
Analizi Göster
ABD Merkez Bankasının (Fed) yüksek enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırımına hazırlanması, Fed Başkanı Kevin Warsh ile faiz indirimi isteyen ABD Başkanı Donald Trump'ı karşı karşıya getirebilir. Trump, mayıs ayında yemin eden ve kendisinin seçtiği Warsh'a "Tamamen bağımsız ol, kendi bildiğini yap" demişti. Bu yaklaşım, Fed'in 15-16 Eylül toplantısında önemli bir sınav verecek. Faiz artırımı olasılığı yüzde 85'i aştı Bloomberg News'un haberine göre, cuma günü açıklanan veriler, çekirdek tüketici enflasyonunun ağustosta beklentilerden hızlı yükseldiğini gösterdi. Bunun ardından vadeli piyasalarda Fed'in faiz artırma olasılığı yüzde 85'in üzerine çıktı. TD Bank ve JPMorgan Chase'in de aralarında bulunduğu büyük Wall Street kuruluşları, verinin ardından tahminlerini bu haftaki faiz artışı yönünde değiştirdi. Trump ise Fed'e faizleri düşürmesi için defalarca çağrı yaptı. Para politikasının gevşetilmemesi halinde ticaret savaşlarını tırmandırmakla tehdit eden Trump, pazar günü ABD'nin dünyadaki en düşük borçlanma maliyetine sahip olması gerektiğini yineledi. Fed'in bu toplantıda faizi artırıp artırmayacağı sorusuna ise "Bilmiyorum" yanıtını verdi. Warsh için iki yönlü baskı Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Kıdemli Uzmanı ve IMF eski Başekonomisti Maurice Obstfeld, Fed'in Trump'ın tepkisini çekmek ile piyasalardaki güvenilirliğini zedelemek arasında kaldığını söyledi. Obstfeld, faizlerin sabit tutulmasının ilerleyen dönemde enflasyon açısından daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirterek Warsh'ın, Fed'in görevi tehlikedeyken yönetimin baskısına boyun eğen başkan olarak anılmak istemeyeceğini ifade etti. Navy Federal Credit Union Başekonomisti Heather Long da Warsh'ın siyasi açıdan kazanamayacağı bir durumda olduğunu söyledi. Long'a göre faiz artırırsa Trump'ın sosyal medya tepkisiyle, sabit tutarsa piyasaların tepkisiyle karşılaşacak. Beyaz Saray'dan karışık mesajlar Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, cuma günü Trump'ın faizlerin düşmesini istediğini ve Fed'in artış yapması halinde söyleyecekleri olacağını belirtti. Hassett, pazar günü ise söylemini yumuşatarak faiz artırımı durumunda Trump'ın "pek mutlu olmayacağını" ancak Kevin Warsh'ın bağımsızlığını her şeyden önce savunacağını söyledi. Powell dönemindeki gerilim hatırlatıldı Trump'ın ilk Fed Başkanı Jerome Powell, Şubat 2018'de göreve başlamış, aynı yılın temmuz ayında faiz artırımları nedeniyle Trump'ın kamuoyu önündeki eleştirileriyle karşılaşmıştı. Powell Beyaz Saray'la mesafeli bir ilişki sürdürürken Warsh'ın göreve gelmesinden bu yana Trump'la birçok kez gayriresmî görüşme yaptığı belirtildi. Energy Aspects ABD Ekonomisti Michael Redmond, Warsh'ın kişisel ilişkisi sayesinde Trump'ın tepkisini yatıştırabileceğini ifade etti. Trump ayrıca Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook'u görevden almaya çalışmış ancak girişim Yüksek Mahkeme tarafından engellenmişti. Adalet Bakanlığının Powell hakkında Fed genel merkezinin yenilenmesiyle bağlantılı dolandırıcılık iddiaları üzerinden yürüttüğü soruşturma da iki partiden milletvekillerinin itirazları ve bir federal yargıcın süreci yetki istismarı olarak nitelemesinin ardından kapatılmıştı. Faiz artışı yönetime de yardımcı olabilir Bloomberg Economics ekonomistleri Anna Wong ve Andrew Sacher, piyasa mesajının açık olduğunu, yatırımcıların faiz artışı istediğini ve beklediğini belirtti. Ekonomistlere göre Fed'in faiz artırmaması Warsh'ın piyasa katılımcıları nezdindeki güvenilirliğini zedeleyebilir. Eski Philadelphia Fed Başkanı Patrick Harker ise faiz artışının enflasyon kaygılarını azaltarak Trump yönetiminin ekonomik hedeflerine yardımcı olabileceğini söyledi. Harker, yüksek enflasyon beklentilerinin uzun vadeli tahvil getirilerini, konut kredilerini ve şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırdığına dikkat çekti.

Benzer Haberler

← Ana Sayfa