Ata Yatırım BIST 100 için yıl sonu hedefini yükseltti

Ata Yatırım BIST 100 için yıl sonu hedefini yükseltti

Fatih Arslan · Sal 28.07.2026 12:18


Ata Yatırım, BIST 100 Endeksi için 12 aylık hedefini 19.000'den 19.600'e yükseltti. Yeni hedef, endekste %43 yukarı yönlü potansiyele işaret ederken, piyasa değeri/GSYİH oranının tarihsel ortalamaları...

Ata Yatırım, BIST 100 Endeksi için 12 aylık hedefini 19.000'den 19.600'e yükseltti. Yeni hedef, endekste %43 yukarı yönlü potansiyele işaret ederken, piyasa değeri/GSYİH oranının tarihsel ortalamaların altında bulunmasının hisse senetleri açısından uygun bir giriş seviyesine işaret ettiği belirtildi. Enflasyonda düşüş beklentisi ötelendi Depresif geçen 2025'in ardından 2026'da Türk hisse senetlerinde toparlanma için olumlu koşulların oluştuğu, ancak ABD'nin İran'a yönelik operasyonları sonrasında Şubat 2026'dan itibaren artan jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle bu beklentilerin kısa ömürlü olduğu kaydedildi. Türkiye'nin petrol ithalatçısı olması ve yüksek enerji fiyatlarına karşı kırılganlığı nedeniyle enflasyon ile faiz oranlarında düşüş beklentilerinin ertelendiği ifade edildi. Temel senaryoda TÜFE'nin 2025'teki %31 seviyesinden 2026'da %28'e gerilemesi bekleniyor. TCMB'nin Temmuz 2026'da %37 olan politika faizini 2026 sonu itibarıyla kademeli şekilde %35'e indirmesi öngörülürken, ilk faiz indiriminin 2026'nın dördüncü çeyreğinde başlayabileceği belirtildi. GSYİH'nin 2025'teki %3,8'lik büyümenin ardından 2026'da reel olarak %3,0 artması bekleniyor. Piyasayı 18 ay boyunca dört faktör yönlendirecek Önümüzdeki 18 ayda Türkiye hisse senedi piyasasının Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve Rusya-Ukrayna krizi, küresel ticaret politikaları ile Türkiye'nin küresel ticaretteki konumu, enflasyon ile para ve maliye politikaları ve seçim öncesi yıldaki iç siyasi gelişmeler olmak üzere dört temel faktör tarafından yönlendirilmesi bekleniyor. Jeopolitik belirsizliklerin gündemin üst sıralarında kalacağı, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın da süregelen belirsizliklerin açık bir yansıması olduğu belirtildi. ABD ile İran arasında anlaşma sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla petrol fiyatlarında normalleşme bekleniyor. Türk ekonomisinin varil başına 80-95 dolar aralığındaki Brent petrol fiyatlarına uyum sağlayabileceği, ancak fiyatların 100-110 doların üzerine çıkması halinde cari işlemler dengesi ile GSYİH büyümesinin baskı altında kalacağı kaydedildi. Şirket karlarında %30,3 artış beklentisi 2026 tahminlerine göre banka dışı şirketler 12,8x F/K ve 6,2x FD/FAVÖK çarpanlarıyla işlem görüyor. 2025'teki %0,8'lik daralmanın ardından banka dışı şirketlerin karlarının 2026'da %30,3 artacağı tahmin edildi. Türk bankalarının ise 2026 tahminlerine göre 4,2x F/K ve 0,82x PD/DD oranlarında işlem gördüğü belirtildi. 2026'nın ikinci yarısında yüksek borçlu finans dışı şirketler açısından makroekonomik görünümün zorlu kalması bekleniyor. TL'nin dolar karşısında reel olarak değer kazanmasının ihracatçıların kar marjları üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceği, ihracatçıların yeni pazarlar bulması ve verimliliklerini artırması gerektiği ifade edildi. Seçici şirket yaklaşımı öne çıkıyor Faiz indirim döngüsünün kademeli ilerlemesi nedeniyle 2026'nın ikinci yarısının Türk hisse senetleri açısından zorlu geçmeye devam edebileceği belirtildi. Bu ortamda aşağı yönlü riski daha sınırlı, kolay erişilebilir fırsatların tercih edildiği; iç pazarda güçlü konuma, yüksek operasyonel verimliliğe, düşük kaldıraç seviyesine ve daha iyi finansman kapasitesine sahip şirketlerin öne çıktığı kaydedildi. Küresel jeopolitik riskler yüksek kalmaya devam etse de Türkiye'nin NATO'daki en büyük ikinci orduya sahip olması ve komşularıyla daha yapıcı ilişkiler kurması sayesinde bölgede dengeleyici bir aktör olarak iyi bir konumda bulunduğu ifade edildi. AB ve ABD ile ilişkilerin iyileşmesi ve Orta Doğu'da istikrarın sağlanmasının, Türk şirketleri açısından uzun vadeli büyüme ve yatırım fırsatları oluşturabileceği belirtildi.        

Benzer Haberler

← Ana Sayfa