Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor
Mehmet Yıldız · Sal 05.05.2026 14:30
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7'ye gerilemesinin imalat sanayinin ikinci çeyreğe belirgin bir yavaşlamayla başladığını göste...
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İmalat PMI verisinin nisan ayında 45,7'ye gerilemesinin imalat sanayinin ikinci çeyreğe belirgin bir yavaşlamayla başladığını gösterdiğini belirterek, üretim odaklı tamamlayıcı adımların gecikmeden devreye alınması gerektiğini söyledi. Yavaşlama 25'inci aya çıktı Bahçıvan, PMI verilerine göre sektördeki yavaşlama eğiliminin 25'inci aya ulaştığını, üretimdeki düşüşün ise salgın sonrası dönemin en belirgin daralma hızlarından birine işaret ettiğini ifade etti. Anket katılımcılarının önemli bir bölümünün zayıflamada Orta Doğu'daki çatışmaların etkisine dikkat çektiğini kaydeden Bahçıvan, tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet baskılarının belirginleştiğini vurguladı. "Üretim ayağı da güçlendirilmeli" Sanayi cephesindeki zayıflama ile fiyat istikrarı hedefi etrafındaki zorlukların aynı anda yaşandığını belirten Bahçıvan, bunun ekonomide denge kurmanın ne kadar hassas bir noktaya geldiğini gösterdiğini söyledi. Enflasyonla mücadeleyi son derece önemli ve vazgeçilmez gördüklerini ifade eden Bahçıvan, fiyat istikrarı olmadan sanayicinin uzun vadeli yatırım planı yapmasının, finansmana sağlıklı erişmesinin ve rekabet gücünü korumasının mümkün olmadığını kaydetti. Bahçıvan, buna karşın dezenflasyon sürecinin başarısı için üretim ayağının da güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, üretimdeki yavaşlama ile maliyet baskılarının eş zamanlı seyrinin, ekonomi politikalarının sanayiyi, istihdamı ve ihracatı koruyan tamamlayıcı adımlarla desteklenmesini zorunlu kıldığını söyledi. OVP'ye üretim vurgusu Bahçıvan, enflasyonla mücadele ile üretimin korunmasının birbirinin alternatifi değil, aynı programın iki tamamlayıcı ayağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kalıcı fiyat istikrarına giden yolun üretim kapasitesini zayıflatmadan; verimlilik, teknoloji, finansmana erişim ve öngörülebilirlik başlıklarında sanayicinin desteklenmesinden geçtiğini vurgulayan Bahçıvan, Orta Vadeli Program'ın mevcut şartlar karşısında üretim hayatının ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Bahçıvan, OVP'nin dezenflasyon ve finansal istikrar yönündeki kararlılığını değerli bulduklarını ancak ortaya çıkan yeni koşulların programın üretim hayatını destekleyecek tamamlayıcı adımlarla güçlendirilmesini kaçınılmaz hale getirdiğini belirtti. Finansman ve yapısal dönüşüm çağrısı Sanayinin yeniden ivme kazanabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve öngörülebilirliğin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Bahçıvan, teknolojik dönüşümü hızlandıracak, verimliliği yükseltecek ve yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek yapısal adımların da gecikmeden devreye alınması gerektiğini ifade etti. "Türkiye üretimin güvenli limanı olabilir" Bahçıvan, bölgesel gerilimlerin tedarik zincirlerini ve maliyetleri etkilediği bu dönemde Türkiye'nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolünün daha da güçlendiğini belirterek, Türk sanayisinin rekabet gücünü koruması ve artırmasının bugünün şartlarında stratejik bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. İSO olarak çözümün parçası olmaya hazır olduklarını vurgulayan Bahçıvan, üretimi merkeze alan, uzun vadeli kalkınma hedefleriyle uyumlu ve reel sektörü güçlendiren yeni bir politika çerçevesinin kritik olduğunu ifade etti. Bahçıvan, ekonomi yönetiminin bu süreci hızlı ve kararlı adımlarla tamamlayacağına, dezenflasyon hedefinden sapmadan sanayinin rekabet gücünü koruyacak destek mekanizmalarını gecikmeden devreye alacağına dair güvenlerinin tam olduğunu sözlerine ekledi.