Trump'ın İran planında Hürmüz Boğazı karşılığında aşamalı ekonomik teşvik modeli

Trump'ın İran planında Hürmüz Boğazı karşılığında aşamalı ekonomik teşvik modeli

Mehmet Yıldız · Cmt 13.06.2026 09:11


ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin şekillenen İran anlaşmasının merkezinde, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve Tahran'ın ABD taleplerini yerine getirdiği her aşamada ekonomik kazanımlar elde et...

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin şekillenen İran anlaşmasının merkezinde, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve Tahran'ın ABD taleplerini yerine getirdiği her aşamada ekonomik kazanımlar elde etmesini öngören kademeli bir model bulunuyor. Üst düzey bir ABD'li yetkilinin Bloomberg News'a cuma günü aktardığı plana göre bu sıralama, Beyaz Saray'ın İran'la aylardır süren savaşı sona erdirme ve ülkenin nükleer programını kalıcı biçimde ortadan kaldırma çabalarında temkinli ilerlemesini amaçlıyor. Ancak çok aşamalı yapı, anlaşmanın bozulabileceği birçok nokta da yaratıyor. ABD ve İran, Trump ile diğer üst düzey yetkililerin bu hafta sonu kadar erken bir tarihte imzalanabileceğini söylediği anlaşmanın kapsamlı ayrıntılarını henüz açıklamadı. Ortaya çıkan bilgiler, iki tarafın da karşı taraf ilk adımı atmadan önemli taviz vermek istemediğini gösteriyor. Anlaşmanın, İran'ın nükleer programını doğrudan ve kapsamlı biçimde ele alması beklenmiyor. Bu konu, gelecekte yürütülecek 60 günlük müzakere sürecine bırakılacak. Bloomberg Economics Savunma Araştırmaları Başkanı Becca Wasser, en kritik konuların ertelenmesi ve anlaşmanın koşullara bağlanmasının ABD ile İran'ı yeniden rutin biçimde sınanan ve şiddete açık kırılgan bir ateşkes ortamına taşıyabileceğini belirtti. Planın ABD açısından önemli unsurlarından biri, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmesi olacak. Savaş öncesinde açık olan ve Basra Körfezi'ndeki petrol ile doğal gaz akışları açısından kritik öneme sahip su yolunun kademeli olarak yeniden açılması hedefleniyor. Ancak boğazın nasıl ve kim tarafından yönetileceği konusunda anlaşmazlıklar sürüyor. Anlaşmanın hayata geçmesi, küresel enerji fiyatlarını yükselten ve dünya genelinde enflasyonu artıran savaşın resmen sona erdirilmeye başlanmasını sağlayabilir. Ayrıca İran'ın nükleer programına ilişkin yeni görüşmelerin önünü açabilir. ABD'li yetkililer anlaşmaya ilişkin sınırlı ayrıntı paylaşırken, İran medyasında yayımlanan 14 maddelik taslak haberlerini "sahte haber" olarak nitelendirdi. İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, nükleer konuların 60 gün içinde müzakere edileceğini bildirmiş, bu ayrıntı daha sonra üst düzey Beyaz Saray yetkilisi tarafından doğrulanmıştı. Foundation for Defense of Democracies Üst Yöneticisi Mark Dubowitz, Trump'ın İran'a yönelik art arda saldırılar sonrasında elde ettiği baskı gücünü kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Dubowitz, Tahran'ın her adım sonrasında para veya yaptırım hafifletmesi elde edip müzakere sürecini uzatabileceği uyarısında bulundu. Plan kapsamında ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının bir kısmı kaldırılabilecek. Tahran yönetimi, dondurulmuş on milyarlarca dolarlık fona erişim sağlayabilecek. Üst düzey Trump yönetimi yetkilisine göre İran, anlaşmaya uyması halinde küresel ekonomiye yeniden entegre edilebilecek. Sürecin başarısız olması halinde Trump, İran'a yönelik ABD bombardımanını yeniden başlatmayı değerlendirebilir. Ancak ABD ve İsrail'in askeri operasyonlarının binlerce kişinin ölümüne yol açması, tarihin en ağır petrol arz krizini oluşturması ve İran yönetimini yerinde bırakması bu seçeneği zorlaştırıyor. Washington merkezli Middle East Institute'un İran uzmanı Alex Vatanka, köprülerin yıkılması ve İranlıların elektriksiz bırakılmasının yönetimi devirmediğini, ABD Hava Kuvvetleri'nin de bu sonucu sağlayamadığını belirtti.

Benzer Haberler

← Ana Sayfa