Savaş küresel ekonomide paranın maliyetini artırıyor
Zeynep Çelik · Per 03.09.2026 06:29
CNN yazarı Matt Egan, ABD ile İran arasındaki savaşın enerji ve savunma harcamalarını artırarak küresel tahvil piyasalarını baskı altına aldığını, bunun da tüketicilerden şirketlere ve hükümetlere kad...
CNN yazarı Matt Egan, ABD ile İran arasındaki savaşın enerji ve savunma harcamalarını artırarak küresel tahvil piyasalarını baskı altına aldığını, bunun da tüketicilerden şirketlere ve hükümetlere kadar ekonominin tamamı için borçlanmayı pahalılaştırdığını yazdı. Egan'ın analizine göre, enerji fiyatlarındaki yükseliş ABD'nin 40 trilyon dolarlık borcundan zaten endişe duyan tahvil piyasasında enflasyon kaygılarını güçlendirdi. Gösterge 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi çarşamba günü yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. Tahvil faizleri dünya genelinde yükseliyor Analizde, tahvil piyasasındaki gerilimin konut kredilerini, şirket finansmanını ve Washington'ın borçlanmasını daha maliyetli hale getirdiği belirtildi. Savaşın şiddetlenmesinin tahvil piyasasını daha fazla sarsarak ekonomi ve hisse senetleri üzerinde baskı oluşturabileceği kaydedildi. Yükseliş küresel piyasalara da yayıldı. Almanya'nın 10 yıllık tahvil getirisi 2011'den beri görülmeyen seviyelere ulaşırken, İngiltere'nin 30 yıllık tahvil getirisi 1998'den bu yana en yüksek düzeye çıktı. Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi ise 1 Eylül 2026'da yüzde 3'ü aşarak Ekim 1996'dan beri ilk kez bu seviyeyi gördü. ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5'e yaklaştıkça, tahviller yüksek değerlemelere sahip teknoloji hisselerine karşı daha güçlü bir alternatif haline geliyor. Enerji şoku enflasyon kaygısını büyüttü ABD'nin İran'a yönelik saldırısıyla başlayan ve altı aydan uzun süredir devam eden savaş, kritik enerji tedarik bölgesindeki akışı aksattı. Petrol tankerlerinin Basra Körfezi'nden farklı yöntemlerle çıkarılması ve Çin'in petrol ithalatını azaltması zararı sınırlasa da enerji maliyetlerindeki baskı sürdü. AAA verilerine göre geçen ay, ABD tarihinde benzin fiyatlarının en yüksek olduğu ağustos ayı olarak kayda geçti. Ekonomi açısından kritik önemdeki dizel fiyatları savaşın başlamasından bu yana yüzde 51 arttı. Analizde, savaş uzadıkça yüksek seyreden enflasyon ile tahvil getirileri üzerindeki baskının artacağı belirtildi. Yatırımcıların, ABD Merkez Bankası'nın bu ayki politika toplantısında faiz artırımını ciddi biçimde değerlendirebileceğini düşündüğü aktarıldı. Faiz ödemeleri savunma harcamalarını geçti Savaşın ABD'ye milyarlarca dolarlık ilave savunma harcaması getirmesi, hükümetin borçlanma ihtiyacını artırdı. Avrupa, Japonya ve Güney Kore de çeşitli küresel tehditler nedeniyle savunma harcamalarını yükseltti. ABD'nin ulusal borcu geçen ay ilk kez 40 trilyon dolara ulaştı. Hazine verilerine göre federal hükümet, içinde bulunulan mali yılda net faiz ödemelerine 931 milyar dolar harcarken ulusal savunmaya 804 milyar dolar ayırdı. Peter G. Peterson Vakfı, ABD'nin gelecek 10 yıldaki net faiz harcamalarının 16 trilyon doları aşmasını bekliyor. Bu tutar, Amerikalıların kredi kartı, öğrenci ve otomobil kredisi borçlarının yaklaşık üç katına karşılık geliyor. Hazine müdahalesi kısa sürdü Teknoloji şirketlerinin dünya genelindeki veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısı için trilyonlarca dolarlık harcama yapması da tahvil piyasasındaki finansman talebini artırarak Washington'ın borçlanmasıyla rekabet yaratıyor. Tahvil faizlerinin geçen ay hızla yükselmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, tahvil geri alımlarını en az iki katına çıkarma sözü verdi. Müdahalenin etkisi yalnızca birkaç saat sürdü. Tahvil satışları yeniden başlarken getiriler müdahale öncesindeki seviyeleri aştı. Analizde, yüksek bütçe açıkları ve yoğun borçlanma ihtiyacı değişmedikçe tahvil piyasasındaki yapısal baskının süreceği görüşüne yer verildi.