Küresel hanehalkı serveti 2025'te 570 trilyon dolara yükseldi
Fatih Arslan · Per 23.07.2026 08:02
Küresel hanehalkı serveti, yapay zekanın yüksek kâr sağlayacağı beklentilerinin hisse senedi fiyatlarını rekor seviyelere taşımasının etkisiyle 2025'te yüzde 7,3 artarak 570 trilyon dolara ulaştı.
Küresel hanehalkı serveti, yapay zekanın yüksek kâr sağlayacağı beklentilerinin hisse senedi fiyatlarını rekor seviyelere taşımasının etkisiyle 2025'te yüzde 7,3 artarak 570 trilyon dolara ulaştı. McKinsey Global Institute tarafından yayımlanan rapora göre, servetteki artış 2000'den bu yana kaydedilen yıllık ortalama yüzde 5,9'luk yükselişin üzerinde gerçekleşti. Ancak servet büyümesinin bileşimi, önceki yıllardan önemli ölçüde farklılaştı. Artışın yüzde 57'si hisse senetlerinden geldi Yüzyılın büyük bölümünde hanehalkı servetindeki yükselişin temel kaynağını, çok sayıda hanenin konut sahibi olması nedeniyle gayrimenkul oluşturdu. Buna karşılık 2025'te toplam servet artışının yüzde 57'si hisse senetlerinden, yalnızca yüzde 15'i gayrimenkulden kaynaklandı. Raporda, servetteki yükselişin yalnızca yüzde 20'sinin makine, ekipman, konut ve bina gibi reel varlıklara yapılan yeni yatırımlardan geldiği tahmin edildi. Bu oran 2000-2024 döneminde ortalama yüzde 30 düzeyindeydi. Varlık fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanan "kâğıt üzerindeki kazançların" ise 2025'te servet artışının yüzde 60'ını oluşturduğu hesaplandı. Söz konusu oran, 2000-2024 dönemindeki yaklaşık üçte birlik ortalamanın belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti. MGI ortaklarından ve raporun yazarlarından Jan Mischke, yüksek miktarda servet bulunduğunu ancak bunun reel yatırımlardan çok beklentiler üzerine kurulduğunu belirtti. Yapay zekâ beklentilerinin karşılanması kritik Rapora göre varlık fiyatlarının reel yatırım ve ekonomik üretim büyümesini süresiz olarak aşması mümkün değil. Aradaki farkın, verimlilik artışının ekonomik büyümeyi hızlandırmasıyla olumlu biçimde kapanabileceği belirtildi. Bununla birlikte, varlık fiyatlarının genel ekonominin performansıyla uyumlu hale gelmesi için gerilemesi de olası senaryolar arasında gösterildi. Japonya'da gayrimenkul fiyatlarındaki yükselişin 1990'ların başında sona ermesi ile 2007 ve 2008'deki gayrimenkul balonunun küresel finansal krizi tetiklemesi bu duruma örnek olarak verildi. MGI, gayrimenkul ve hisse senedi değerlerinin gayrisafi yurt içi hasıladan daha hızlı yükseldiği dönemlerde sermayenin, zaman zaman yüksek kaldıraç kullanılarak varlık geri alımlarına orantısız şekilde yönlenebileceğini bildirdi. Bu süreçte hanehalkı servetinin yalnızca kâğıt üzerinde arttığı ve ileride düzeltme riskinin yükseldiği kaydedildi. ABD hisselerinde yabancı yatırımcıların ağırlığı arttı Yapay zekâ yatırımlarının ABD ve diğer ülkelerde yalnızca varlık fiyatlarını değil, reel yatırımları da artırdığı belirtildi. ABD'de verimlilik büyümesinde hızlanma görülürken, küresel ekonominin bazı bölgelerinde de daha sınırlı benzer işaretler bulunduğu ifade edildi. Ancak yapay zekânın hisse senedi fiyatlarındaki sert yükselişi destekleyen beklentileri karşılayamaması halinde ekonomik sonuçların ABD'nin ötesine yayılabileceği kaydedildi. MGI verilerine göre ABD, küresel ölçekte tutulan tüm hisse senetlerinin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Bu pay, varlık fiyatlarındaki yükselişle son yıllarda belirgin biçimde arttı. ABD hisse senetlerinin üçte birinden fazlası yabancı yatırımcıların elinde bulunuyor. Varlık fiyatlarının sert biçimde düşmesi halinde dünya genelindeki hanehalklarının kendilerini daha az varlıklı hissedebileceği, harcamalarını azaltabileceği ve bunun ekonomik büyümeyi zayıflatabileceği belirtildi.