ABD Senatosu Trump'tan İran'a yönelik askeri operasyonları durdurmasını istedi
Mehmet Yıldız · Çar 24.06.2026 06:16
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'a İran'a karşı yürütülen askeri operasyonları durdurma çağrısı yapan savaş yetkileri kararını salı günü 48'e karşı 50 oyla kabul etti.
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'a İran'a karşı yürütülen askeri operasyonları durdurma çağrısı yapan savaş yetkileri kararını salı günü 48'e karşı 50 oyla kabul etti. Temsilciler Meclisinden ay başında geçen karar, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan çatışmaya ilişkin Kongrede artan kaygıları ortaya koydu. Böylece Kongrenin iki kanadı, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası'nın yürürlüğe girmesinden bu yana ilk kez bir başkana ABD silahlı kuvvetlerini çatışmalardan çekme talimatı veren bir kararı kabul etti. Temsilciler Meclisindeki oylama 208'e karşı 215 sonuçlanmış, dört Cumhuriyetçi ile tüm Demokratlar karar lehinde oy kullanmıştı. Senatoda ise Maine Senatörü Susan Collins, Kentucky Senatörü Rand Paul, Louisiana Senatörü Bill Cassidy ve Alaska Senatörü Lisa Murkowski Demokratların büyük bölümüyle birlikte kararı destekledi. Demokrat Senatör John Fetterman karşı oy kullandı. Cumhuriyetçi senatörler Mitch McConnell ve David McCormick oylamaya katılmadı. Kararın hukuki etkisi ise belirsizliğini koruyor. 1973 tarihli yasa kapsamında Kongrenin iki kanadından geçen eş zamanlı karar, başkanın imzasına sunulmuyor. Ancak 1983 tarihli Yüksek Mahkeme kararı, hukuki sonuç doğurması için böyle bir düzenlemenin başkanın imzasına veya vetosuna sunulması gerektiğini belirtiyor. Beyaz Saray, Savaş Yetkileri Yasası'nın anayasaya aykırı ve bağlayıcı olmadığını savundu. Bir Beyaz Saray yetkilisi, kararların başkana gönderilmediği ve kanun gücü taşımadığı gerekçesiyle Senato oylamasının hukuki öneminin bulunmadığını söyledi. Yetkili ayrıca ABD'nin İran'la çatışmalarının 7 Nisan'daki ateşkesle sona erdiğini belirtti. Brookings Institution kıdemli araştırmacısı Scott Anderson, yürütme organının kararı anayasal gerekçelerle görmezden gelmesinin muhtemel olduğunu ve uygulanması için kimin dava açma yetkisine sahip olduğunun açık olmadığını ifade etti.