ABD-İran Görüşmeleri Sürerken Hürmüz Boğazı Üzerinden Sert Mesajlar
Mehmet Yıldız · Paz 21.06.2026 20:03
ABD ile İran arasında İsviçre’de yürütülen kritik müzakereler devam ederken, taraflar arasındaki gerilimli açıklamalar diplomatik sürece gölge düşürüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki ...
ABD ile İran arasında İsviçre’de yürütülen kritik müzakereler devam ederken, taraflar arasındaki gerilimli açıklamalar diplomatik sürece gölge düşürüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Amerikan heyeti ile İranlı yetkililer arasındaki görüşmelerde Lübnan’daki çatışmalar, İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği öncelikli gündem maddeleri olarak öne çıktı. Müzakerelerde ilk aşamada ilerleme sağlandığı yönünde açıklamalar yapılırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın sert çıkışları dikkat çekti. Trump, bir anlaşmaya varılamaması halinde İran’a yönelik bombardımanların yeniden başlayabileceğini ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele alabileceğini söyledi. İran heyeti ise bu açıklamaları provokatif olarak nitelendirerek resmi şikâyette bulundu. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da Trump’ın açıklamalarına destek verdi. Graham, diplomatik sürecin başarısız olması durumunda ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı güç kullanarak kontrol altına alacağını ve bölgeden geçen gemilerden ücret alınabileceğini savundu. İran’ın buna karşı çıkması halinde ise çok sert askeri karşılık verileceğini ifade etti. Öte yandan uzmanlar, İran kaynaklı gerilimin küresel enerji piyasalarında kalıcı etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi’nden araştırmacı Karen Young, birçok ülkenin enerji güvenliğini artırmak amacıyla petrol bağımlılığını azaltmaya ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmaya yöneldiğini belirtti. Young’a göre, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler nedeniyle ülkeler enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışırken, Körfez ülkeleri de petrol sevkiyatını boğaza bağımlı olmadan sürdürebilecek yeni boru hattı projelerine ağırlık veriyor. Uzmanlar, bölgede kalıcı bir ateşkes sağlanmadığı sürece enerji piyasalarında dalgalanmanın devam edeceği görüşünde birleşiyor.