Japonya, yenin güvenilirliğini ekonomiyi güçlendirerek korumayı hedefliyor
Zeynep Çelik · Cum 05.06.2026 07:00
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, yenin yeniden satış baskısıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, para biriminin güvenilirliğini ekonomiyi güçlendirerek korumayı hedeflediklerini söyledi.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, yenin yeniden satış baskısıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, para biriminin güvenilirliğini ekonomiyi güçlendirerek korumayı hedeflediklerini söyledi. Takaichi, parlamentoda yaptığı açıklamada, izlediği ekonomik ve mali yönetimin döviz kurlarını yönlendirme amacı taşımadığını belirtti. Başbakan, politikalarının yurt içi yatırımları artırmayı, Japonya'nın tedarik zincirlerini güçlendirmeyi ve büyüme potansiyelini yükseltmeyi hedeflediğini ifade etti. Takaichi, bu girişimler yoluyla Japon ekonomisinin uluslararası rekabet gücünün artırılmasının yene duyulan güvenin korunmasına yardımcı olacağını söyledi. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama ise döviz konusunda ABD ile yakın iletişim içinde olduklarını belirtti. Katayama, ABD-Japonya anlaşmasının döviz piyasasında kararlı adım atılmasına imkân tanıdığını ifade etti. Katayama, hükümetin gerektiğinde döviz piyasasında uygun adımları atmaya hazır olduğunu yineledi. Japon yeni, son dönemdeki rekor döviz müdahalesine rağmen dolar karşısında yeniden 160 seviyesine yaklaştı. Bu seviye, hükümetin yeni adımlar atması için potansiyel eşik olarak görülüyor. Japonya, 28 Nisan-27 Mayıs döneminde yeni desteklemek için 73 milyar dolardan fazla harcama yaptı. Bu adım, yetkililerin zayıf para biriminin gıda ve enerji gibi ithalat kalemlerinin maliyetini artırmasından daha fazla endişe duymasıyla 2024'ten bu yana ilk müdahale oldu. Gelişmeler, Japonya Merkez Bankasının yaklaşan bir faiz artışına gidebileceği beklentilerini de besledi. Tickmill Group'tan Patrick Munnelly, bunun başlangıçta yeni desteklediğini, ancak para biriminin dolar karşısında 160 seviyesinin hemen altında zayıf kalmaya devam ettiğini belirtti. Munnelly, Japonya Merkez Bankasının sıkılaşma riskinin arttığını, ancak faiz farkları ve doların dirençli görünümünün güçlü dengeleyici unsurlar olmaya devam ettiğini söyledi. Munnelly, müdahale riskinin ortadan kalkmadığını da ifade etti.